Yarımağan’dan öğrencilere tavsiye

21 Şubat 2010

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ünal Yarımağan, ”adayların katsayı konusuna kafayı takıp performanslarını düşürmek yerine sınava hazırlanmaları, derslerine çalışmaları ve okullarına devam etmeleri gerektiğini” ifade ederek, ”Bu konu en geç bir ay içinde belirginlik kazanacaktır nasıl olsa” dedi.

Yarımağan, Beykent Üniversitesi Ayazağa Yerleşkesi’nde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Danıştayın dün YÖK’ün yaptığı itirazı reddettiğini hatırlatan Yarımağan, şöyle devam etti:

”Şimdi bazı konularda bir belirsizlik söz konusudur. Birincisi, alan içi ve alan dışı katsayı değerleri. İkincisi, ek puan kat sayısının değeri. Üçüncüsü de meslek okulu öğrencilerinin girdikleri kendi alanlarındaki programların puan türleriyle ilgilidir. Bu belirsizliklerin önümüzdeki günlerde YÖK tarafından alınacak yeni kararlarla ortadan kalkacağını düşünüyorum.”

Ünal Yarımağan, bir gazetecinin ”YÖK Başkanı Özcan’ın bugün, ‘Katsayıyı çarparak değil, toplayarak gideceğiz ve kendi alanını seçene artı on puan verilecek’ şeklinde açıklamaları oldu. Bu açıklamaya ilişkin görüşleriniz neler?” sorusu üzerine, bunun henüz kesinleşmemiş bir görüş olduğunu söyledi.

Bunun YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın üzerinde çalıştıkları çözümlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Yarımağan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Ben adayların kesinleşmemiş bu tür şeyleri çok fazla kafalarına takmamalarını öneriyorum. YÖK kararı verdikten sonra gerekli açıklamalar yapılır. Ama şu anda YÖK Başkanı Özcan’ın açıklamış olduğu katsayı farklılığı yerine alan için tercihlerde bir ek puan verilmesi konusu kesinleşmemiş olduğu için bir yorum getirmek istemiyorum.”

Bir gazetecinin, ”Bu yıl sınava başvuran meslek lisesi öğrencilerinin sayısında önceki yıllara oranla bir artış var mı?” sorusu üzerine de Yarımağan, sınava başvuruları, sınavın koşullarının belirlediğini, bu koşulların arasında katsayı değerinin de başvuracak adayları belirlediğini kaydetti.

Ünal Yarımağan, ”Alan dışı tercihler sadece meslek liselilerde yok. Liseliler de alan dışı tercih yapmak isteyebilir. Bu sene katsayıların birbirine yaklaşması nedeniyle alan dışı tercih yapmayı düşünen ve bu amaçla sınava girenlerde biraz artış olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

-”SINAV TARİHLERİNDE DEĞİŞİKLİK SÖZ KONUSU DEĞİL”-

”Sınav tarihinde herhangi bir değişiklik olması söz konusu mu?” sorusuna da Yarımağan, sınavların açıklandıkları tarihlerin ertelenmesini gerektiren bir durum olmadığını düşündüğünü söyledi.

Öncelikle 11 Nisanda yapılacak Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’nı düşündüklerini, başvuruların alındığını, sınava ilişkin hazırlıkların sürdüğünü dile getiren Yarımağan, bu ve diğer sınavların yüzde 99,99 açıklanan takvime göre yapılacağını belirtti.

-”MAHKEME KARARI ALDIRANI SINAVA ALIRIZ”-

ÖSYM Başkanı Yarımağan, ”Yeni katsayı belirlendikten sonra başvuruda bulunan olursa kabul edilecek mi?” sorusu üzerine ÖSYS için başvuru süresini özellikle son yaşanan olaylar dolayısıyla biraz kafası karışanların da başvurularını yapabilmeleri amacıyla iki gün uzattıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:

”Şu anda hala bir belirsizlik var. Bu belirsizliğin de ne zaman ortadan kalkacağına ilişkin kesin bir tarih yok. YÖK’ün 18 Martta karar alacağı yönünde duyumlar var. Ancak 18 Mart sınava oldukça yakın, tüm başvuru belgelerini adaylara postalamış, cevap kağıtlarını basmış sınav paketlerini yapmış oluruz. 18 Marttan sonra yeni başvuru almamız çok zor. Ancak sınırlı sayıda başvuru olursa onları alabiliriz. Ama sınava girmek isteyen ve koşulları beğenmediği için veya koşullara göre karar verdiği için başvuru yapmayan varsa onların başvurularını bir türlü değerlendirebiliriz. Mesela mahkeme kararı aldıran olursa onu da sınava alırız.”

Ünal Yarımağan, Danıştayın yürütmeyi durdurma kararı vermesinin,katsayının 0,15 ve 0,13 olarak uygulanamayacağı anlamına geldiğini dile getirerdi.

Sınavda birçok şeyi özellikle de puan aralıklarını değiştirdiklerini anımsatan Yarımağan, eskiden sınav puanlarının 100-300, okul başarı puanlarının 50-100 arasında, katsayının da 0,8 ve 0,3 olduğunu hatırlattı.

Yarımağan, yeni değerlerle 0,8 ve 0,3′ün kullanılmasının mümkün olmadığına dikkat çekerek, ”(0,15 katsayı iptal edildi, onun yerine eski değer 0,8 kullanılır) düşüncesi kesinlikle geçerli değil. Yeni bir değerin belirlenmesi lazım. Bu yeni değer de YÖK tarafından belirlenecek” diye konuştu.

Alan içi katsayı değerinin okul başarısının toplam yerleştirme puanı içindeki yüzdesini belirlediğini, eskiden bu yüzdenin 0,8 değeri ile yüzde 16,67 olduğunu anlatan Yarımağan, ”0,8′in yeni sistemdeki tam eşdeğeri 0,2′dir. YÖK’ün daha başka çözümler üzerinde çalıştığını da öğrenmiş bulunuyoruz” dedi.

Yarımağan, adayların katsayı konusuna çok fazla takılmamalarını önererek, şöyle devam etti:

”Sonunda katsayı ya 0,15 ya 0,16 ya 0,18 ya 0,13 olacak. Bu küçük değişiklikler adayların bir yüksek öğretim programına yerleşmesinde çok da etkili olacak bir husus değil. Adaylar katsayı konusuna kafayı takıp performans düşürmek yerine sınava hazırlansınlar, derslerine çalışsınlar ve okullarına devam etsinler. Bu konu en geç bir ay içinde belirginlik kazanacaktır nasıl olsa.”

Ünal Yarımağan, eski katsayı değerlerinin savunulabilir değerler olmadığını, yani 0,8 ile 0,3 değerlerinin alan dışı yerleşmeleri neredeyse imkansız hale getirdiğini kaydederek, dolayısıyla katsayıda yeni bir düzenlemeye gidilmesinin bir ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Eski katsayı değerleri ile alan dışından tercih yapan bir adayın alan içinden tercih yapan bir adaya yetişebilmek için 53 soru fazladan çözmesi gerektiğini anlatan Yarımağan, bu durumun ikisi arasında imkansız bir duvar getirdiğini hatırlattı.

”Katsayı konusundaki belirsizlik adayları nasıl etkiler?” sorusu üzerine Yarımağan, hiç etkilemeyeceğinin söylenemeyeceğine ancak adayların kendilerini bu olaylardan soyutlamasını istedi.

Yarımağan, 11 Nisanda öğrencilerin sınava gireceğini hatırlatarak, konuşmasını şöyle tamamladı:

”Öğrenciye sınavda katsayı sormayacağız, Türkçe, tarih, matematik, fen soracağız. Öğrenci sınava kendini hazırlasın. Katsayının 0,15 veya 0,18 olması öğrencinin çalışmasını etkilememeli, diye düşüyorum. Olayı sadece meslek liselilere indirgemeyin. Olay bir alan içi, alan dışı farklılığıdır. Alan içi sadece meslek liseliler için yoktur. Lisenin kendi içinde de alan içi vardır. Eski durumda, lisenin fen bilimlerinden mezun olan bir aday katsayı dolayısıyla hukuk fakültesini tercih edemiyor. Yani alan içi hem lise hem meslek liseliler için var.”

Popularity: 9% [?]

Yarımağan: Yüzde 99,9 ihtimalle…

21 Şubat 2010

ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, 2010 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) sınavının yüzde 99,9 ihtimalle ertelenmeyeceğini açıkladı.

Beykent Üniversitesi’nde gazetecilerle bir araya gelerek sorularını cevaplandıran Yarımağan, “Geri dönüp tekrar en eskisini kullanamayız. Çünkü biz sınav sistemini değiştirdik. ‘Eski sistem kullanılır demek’ doğru olmaz. Kullanılamaz. YÖK’ün yeni bir sistem belirlemesi gerekir.” dedi.

Öğrencilere bu konuyu düşünmemeleri çağrısında bulunan Yarımağan, en geç, bir ay içerisinde sorunun çözüleceğini ifade etti.

CİHAN

Popularity: 9% [?]

YÖK Başkanı: Değiştirmeyeceğiz

21 Şubat 2010

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan: Alanları değiştirmeyeceğiz, sistemin hesaplamasını değiştirmeye çalışıyoruz.

Gazikent Üniversitesinin davetlisi olarak Gaziantep’te bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Özcan, Danıştayın YÖK’ün itirazını reddetmesine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yaptıkları ön çalışmanın daha basit bir sistem olacağını belirten Özcan, ”Ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı budur. Alanındaysa şu kadar ek puan alıyor, test puanları da şudur. Toplarsanız öğrencinin puanı çıkar” dedi.

Bir gazetecinin ”Farklı katsayı mı? Tek katsayı mı olacak?” sorusu üzerine Özcan, ”Alanında gidene bir şey eklenecek, gitmeyene eklenmeyecek. Daha basite indirgenecek” diye konuştu.

Özcan, ”Alanları değiştirmeyeceğiz. Sistemin hesaplamasını değiştirmeye çalışıyoruz. Alanında giderse mesela 10 puan, gitmezse 0. Burada toplama işlemi yapıyorsunuz, çarpma işlemi yok” dedi.

Popularity: 9% [?]

Öğrencilerin hayali 1 oyla yıkıldı

21 Şubat 2010

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) farklı katsayı kararının yürütmesinin durdurulmasına yaptığı itirazı, 1 oy farkla reddetti.

Kararın 15′e karşı 14 üyenin oyuyla alındığı öğrenildi. Üst mahkeme, daha önce yürürlüğü durdurulan eşit katsayıyla ilgili YÖK’ün itirazını 1′e karşı 28 oyla reddetmişti. YÖK lehine çıkan oy sayısının artması, İdari Dava Daireleri Kurulu üyelerinin ‘eğitime yargı vesayeti’ ve ‘yargı yürütmenin yetkisini kullanıyor’ eleştirilerini dikkate aldığını gösterdi. Kurul, bir öğrenci velisinin, “Türkiye genelinde ilk bin kişi arasına giren adayların yerleştirme puanı hesaplanırken alan içi katsayı oranının (0,15) uygulanmasına” ilişkin 6. maddesinin yürütmesinin durdurulması istemini ise 2′ye karşılık 27 oyla kabul etti.

Popularity: 9% [?]

YÖK’ten 9 fakülteye yeni dekan

21 Şubat 2010

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan başkanlığında toplanan YÖK Genel Kurulu sona erdi. Toplantıda 9 fakülteye dekan ataması yapıldı. İşte yeni dekanlar…

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan başkanlığında toplanan YÖK Genel Kurulu sona erdi. Toplantıda 9 fakülteye dekan ataması yapıldı.

Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, KTO Karatay Üniversitesi Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından rektör adayı olarak Yükseköğretim Kurulu’na önerilen Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu ile ilgili olumlu görüş bildirilmesine karar verildiği belirtildi. Gedik Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı’nın kurmak istediği meslek yüksek okuluna ilişkin sunum izlendiği, olumlu görüşle Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirilmesine karar verildiği kaydedildi.

Antalya’da Gaye Eğitim, Sağlık, Spor ve Çevre Vakfı’nca Antalya İbn-i Sina Üniversitesi; Alanya’da Hamdullah Emin Paşa ve Haremi Hatice Tahire Hanım Vakfı’nca Alanya Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi; Ankara’da Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Vakfı ile Türkiye Devlet Hastaneleri ve Hastalara Yardım Vakfı’nın müştereken Ankara Bilge Üniversitesi kurma taleplerinin görüşüldüğü, adı geçen vakıfların sunum yapmak üzere Yükseköğretim Kurulu’na davet edilmelerine karar verildiği aktarıldı.

Ataması yapılan fakülte ve dekanlar şöyle: “Adıyaman Teknoloji Prof. Dr. Turhan Koyuncu, Anadolu İİBF Prof. Dr. Recai Dönmez İktisat Prof. Dr. Sadık R. Karluk, Mühendislik-Mimarlık Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu, Çukurova Tıp Prof. Dr. Behnan Alper, İzmir Y. Teknoloji Fen Prof. Dr. İsmail Hakkı Duru, Selçuk İİBF Prof. Dr. Tahir Akgemci, Sinop Eğitim Prof. Dr. Levent Bat, Yalova Hukuk Prof. Dr. Seyithan Deliduman.”

Ayrıca, iki vakıf üniversitesinin mütevelli heyet başkanlıklarının, üniversitelerinin fakültelerine dekan atanmasına yönelik teklifleri değerlendirildi. Bu kapsamda tekliflere, Bahçeşehir Fen-Edebiyat Prof. Dr. Gül Canan Ergin, Maltepe Eğitim Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen şeklinde olumlu görüş belirtildi.

Bir sonraki Genel Kurul toplantısı 4 Mart’ta yapılacak.

Popularity: 9% [?]

YÖK’ten yeni formül geliyor!

21 Şubat 2010

YÖK Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek, Danıştayın YÖK’ün itirazını reddetmesinin ardından gazetecilerin ”Katsayı oranlarındaki değişiklik dışında yeni bir düzenleme olacak mı?” sorusuna, ”Yok olmayacak” yanıtını verdi.

Şimşek, YÖK Genel Kurulu toplantısının ardından binadan ayrılırken gazetecilerin Danıştayın YÖK’ün itirazını reddetmesi ile ilgili sorularını yanıtladı.

Gazetecilerin, ”Yeni uygulamaya ilişkin formülünüz hazır mı?” sorusu üzerine Şimşek, ”Gayet tabii” dedi.

”Katsayı oranlarında değişiklik dışında yeni bir düzenleme olacak mı?” sorusuna, Şimşek, ”Yok olmayacak” yanıtını verdi.

Şimşek, ”Katsayı oranlarında yine makas ile ilgili bir düzenleme mi yapılacak?” sorusunu, ”Muhtemelen” diye yanıtladı.

Eski sisteme dönülmesinin mümkün olmadığını söyleyen Şimşek, ”Yeni düzenleme ile ilgili kararın Genel Kurul toplantısında alınacağını, bunun dışında açıklama yapmanın doğru olmadığını” ifade etti.

Bugünkü toplantıda, Genel Kurulun toplantı tarihinin 4 Mart olarak belirlendiğini kaydeden Şimşek, şu anda olağanüstü toplantının gündemde olmadığını ifade etti. Şimşek, ”Bu ülkenin kanunlarına saygılıyız. Danıştay üyeleri de bu ülkenin yetiştirdiği değerli hukukçularımızdır. Dolayısıyla onların da bu açıdan bakmalarında fayda vardı, diye düşünüyorum” dedi.

Popularity: 9% [?]

Caillou fuara gidiyor

21 Şubat 2010

Evet yanlış duymadınız Caillou fuara gidiyor!

Tüm çocukların sevgili kahramanı Caillou?nun Türkiye lisans haklarının sahibi Metropol Pazarlama A.Ş. 1 yıllık hummalı bir çalışmadan sonra ürün geliştirme ve lisans proseslerinin tamamını yerine getirerek Caillou?yu görücüye çıkartıyor.

Metropol Pazarlama; Caillou ürünlerinden boyama kitabı, hikaye kitabı, faaliyet kitabı, resimli İngilizce sözlük gibi birçok kitaplar ile kırtasiye sektöründe yeni hazırlanan birçok ürünün yanında oyuncak sektöründe de Caillou plastik oyuncak, Scooter, Çadır, çalışma masası ve Caillou bebekleriyle hemen hemen çocukların ilgilendiği her alanda hizmet veriyor.

Metropol Pazarlama A.Ş. bu hafta 18- 21 şubat tarihleri arasında Anne Bebek Çocuk fuarında 11. holde yer alan standında Yumurcak Dünyası?nın diğer ürünleriyle birlikte tüm bu ürünleri sergiliyor.

Standa çocukların aşırı ilgi göstereceği şimdiden aşikar. Bu ilgiyi pekiştirmek için Caillou canlı olarak standı ziyaret edecek ve çocuklarla beraber olacak. Cumartesi günü saat 12′den itibaren CNR fuar merkezi 11. Holde Yumurcak Dünyası standında Caillou yapbozlarından yarışmalar, yüz boyama parmak boyama gibi çocukların ilgisini çekecek faaliyetler yapılacak.

Metropol Pazarlama yetkilileri de Caillou tutkunu çocukları seven üretici ve iş adamlarıyla lisans görüşmeleri yapacaklar. Tabii Caillou’nun bazı ürünleri de standda görülebilecek. Ancak bu kadar güzel ürünü bir arada görüp de almamazlık edemeyecek olan annelere perakende satışlar da yapılacak.

Tabii bu kadar güzelliklerle beraber tüm Caillou ürünleri Türk çocuklarına armağan olsun diyoruz.

Ayrıntılı bilgi için

Popularity: 11% [?]

Bu ilaç kalp krizi riskine yol açıyor

21 Şubat 2010

ABD Senatosunun hazırladığı bir raporda, İngiliz GlaxoSmithKline şirketi tarafından üretilen ve Türkiye’de de satılan şeker hastalığı ilacı Avandia’nın on binlerce kalp krizi vakasıyla ilintili olduğu öne sürüldü.

Senato Finans Komitesi tarafından hazırlanan 334 sayfalık raporda, GlaxoSmithKline şirketinin ilacın risklerini yıllardır bilmesine rağmen bunları halktan gizlemeye çalıştığı iddia edildi.

Raporda, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) de ilaç konusunda kendi personeli tarafından tespit edilen endişeleri görmezden gelmekle eleştirildi.

Senato Finans Komitesi Başkanı Demokrat Max Baucus, “Amerikalıların, Avandia ile bağlantılı ciddi sağlık riskleri olduğunu bilmeye hakkı var ve GlaxoSmithKline’ın da bunu onlara söyleme sorumluluğu bulunuyordu. Hastalar sağlıkları ve yaşamları konusunda ilaç şirketlerine güveniyor ve GlaxoSmithKline bu güveni istismar etti” dedi.

Komitenin kıdemli üyesi Cumhuriyetçi Senatör Chuck Grassley tarafından da imzalanan raporda, “Araştırmanın, FDA’nın ilaç şirketleriyle ‘çok samimi’ olduğu ve mali çıkarları gereği güvenlik risklerini önemsiz gibi gösteren ya da yeterli araştırma yapmayan şirketler tarafından ‘mat edildiği’, bu nedenle de Avandia ve diğer tanınmış ilaçların kamu güvenliğini riske attığı” yönündeki endişelerden kaynaklandığına değinildi.

GlaxoSmithKline, FDA ve diğer bazı araştırma şirketlerinden edinilen 250 binin üzerinde sayfadan oluşan belgelerin incelendiği ve çok sayıda görüşmenin yapıldığı 2 yılı aşkın bir çalışmanın ürünü olan raporda, FDA bilim adamlarının Temmuz 2007′de, Avandia’nın, pazara sürülmesinden bu yana yaklaşık 83 bin kalp krizi vakasıyla ilintili olduğu tahmininde bulunduğuna dikkati çekildi.

Raporda, “Eğer GlaxoSmithKline, Avandia’nın potansiyel artış gösteren kardiyovasküler riskini, konu 1999′da ilk gündeme getirildiğinde daha çok ciddiye alsaydı bu kalp krizi vakalarının bir kısmının önüne geçilebilirdi” denildi.

GlaxoSmithKline’nın Avandia ile ilgili kritik bilgileri baltalamak için girişimlerde bulunduğu iddiasına yer verilen raporda, “GlaxoSmithKline yöneticilerinin, bağımsız doktorları korkutmaya çalıştığı, Avandia’nın kardiyovasküler riski artırabileceğine dair tespitleri önemsiz gösteren ya da saptıran stratejiler üzerine odaklandığı” ifade edildi.

Raporda, Avandia’nın pazardan kaldırılması gerekip gerekmediği konusuna ise değinilmedi.

-GLAXOSMITNKLINE’IN AÇIKLAMASI-

GlaxoSmithKline şirketiyse ilacın güvenli olmadığı yönündeki iddiaları reddetti.

Şirket sözcüsü Nancy Pekarek, CNN’e yaptığı açıklamada, raporda yer alan değerlendirmelere katılmadıklarını ifade ederek, “FDA verileri gözden geçirmiş ve ilacın pazarda yer alması gerektiği sonucuna varmıştı” dedi.

Söz konusu ilaçla ilgili olarak 7 klinik deneyinin, ilacın kalp krizleriyle ilintili olmadığını kanıtladığını söyleyen Pekarek, “Verilerin hiçbiri, Avandia ile iskemi (belli bir bölgede kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan geçici kansızlık) veya kalp krizi arasında istatistiki olarak önemli çapta bir ilişki olduğunu göstermiyor” ifadesini kullandı.

Pekarek, Senato raporunun, tarihi geçmiş, yıllar öncesinden kalan bilgilere yer verdiğini ve yeni bir veri içermediğini savundu.

Avandia yıllardır üzerinde incelemeler yapılan bir ilaç. The New England Journal of Medicine ve The Journal of the American Medical Association, 2007 yılında ilacın güvenilirliğini sorgulayan araştırmalar yayımlamıştı.

Popularity: 8% [?]

Şişmanlık böbrek taşı riskini artırıyor

21 Şubat 2010

Bilim adamları, obezitenin böbrek taşı oluşma riskini iki kat artırdığını açıkladılar.

Journal of Urology dergisinde yayınlanan çalışmada, Johns Hopskin Üniversitesi Tıp Okulu’ndan araştırmacılar, bir kişinin obezlik seviyesi ne olursa olsun böbrek taşı gelişme riskinin aynı olduğunu söylediler. Son 10 yılda, birkaç epidemiyolojik çalışma obeziteyle böbrek taşı hastalığı arasında güçlü bir bağ bulunduğunu gösterdi.

Obezite tüm dünyada artmaya devam ederken, araştırmacılar obezitenin farklı alt kategorilerinin farklı riskler taşıyıp taşımadığını merak ettiler. Buna göre, araştırmacılar vücut kütle indeksiyle beraber “sağlık riski tahakkuku” nu dolduran 95 bin 598 kişinin ulusal sigorta veri tabanlarını kullandı.

2002 ve 2006 yıllarını kapsayan veriler, bireylerde böbrek taşı hastalığı teşhis edilip edilmediğini de gösteriyordu.

Niçin obez insanların iki kat daha fazla böbrek taşı riski altında olduğunu bilmediklerini belirten araştırmacılar, çok tuzlu beslenmenin yanında metabolik ya da endokrin faktörlerinin buna neden olabileceği düşündüklerini ifade ettiler.

Popularity: 8% [?]

Tam bir vitamin deposu

21 Şubat 2010

Yapılan araştırmalarda kalp-damar, sindirim sistemi gibi birçok hastalığa faydalı olduğu tespit edilen Trabzon hurması adeta vitamin deposu.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asım Kadıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, anavatanı Çin olan Trabzon hurmasının Türkiye’de kuzeyde Orta ve Doğu Karadeniz, güneyde ise Hatay, Adana ve Mersin çevresinde yetiştirildiğini söyledi.

Trabzon hurmasının dünyada iyi bilindiğini ve üzerinde çok sayıda araştırma yapıldığını ve yapılmaya da devam edildiğini belirten Kadıoğlu, ”Trabzon hurması birçok vitamini barındırması dolayısıyla sağlık açısından önemli bir üründür. Trabzon hurması özellikle A vitamini ve karbonhidratlar yönünden zengin bir meyve. Ayrıca bu meyvenin 100 gramında yaklaşık olarak 0,7 gram protein ve 0,4 gram yağ bulunmaktadır” dedi.

Prof. Dr. Kadıoğlu, 100 gram Trabzon hurmasında 20-25 miligram arasında C vitamini ile B1, B2 ve B3 gibi bazı B vitamini çeşitlerinin de bulunduğunu ifade ederek, ”Araştırmalar ayrıca mineral madde içeriği bakımından bu meyvenin zengin olduğunu gösteriyor. Çalışmalar özellikle potasyum, kalsiyum ve fosforu en yüksek oranlarda ihtiva ettiğini de ortaya çıkarmıştır” diye konuştu.

-”KOLESTEROLÜ VE YÜKSEK TANSİYONU DÜŞÜRÜCÜ ÖZELLİĞİ BULUNUYOR”-

Yapılan tıbbi araştırmalarda Trabzon hurmasının özellikle kalp-damar, sindirim sistemi hastalıklarına iyi geldiğinin belirlendiğini kaydeden Prof. Dr. Asım Kadıoğlu, şöyle devam etti:

”Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği ve sindirim sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceği tespit edildi. Bu meyve 100 gramında 0,3 miligram demir içermesi dolayısıyla kansızlık ve A, B, C vitaminlerini ihtiva etmesinden dolayı da vitamin eksikliğinin tedavisinde kullanılabilme potansiyeli bulunmaktadır. Ayrıca kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürücü özelliği olduğu da bilinmektedir.”

Kadıoğlu, Trabzon hurmasını bugünlerde pazar ve manavlarda bulmanın mümkün olduğunu ifade ederek, sık sık tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.

Popularity: 8% [?]

Plus Bloglar

Sitemizi N/A kişi takip ediyor.Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberiniz olsun...

Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz. 

RSS okuyucu ile takip edin...

Ankete katılın...

How Is My Site?

View Results

Loading ... Loading ...

Blogdaşlar

Etiketler